Telefon
WhatsApp
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'hayalim' dediği Şehir Hastaneleri koronavirüsü sırtladı

Türkiye'nin 5. şehir hastanesi olan ve 5 Mayıs 2018'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından hizmete açılan bin 603 yataklı Kayseri Şehir Hastanesi, korona virüs sürecinde etkin bir rol oynadı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın 11 Mart'ta ilk vakayı açıklamasının ardından yoğunluğun arttığı Kayseri Şehir Hastanesi'nde yönetim, bütün tedbirleri virüs görülmeden önce alarak vatandaşlara büyük bir kolaylık sağladı.

"Hastanemizi fiziki olarak hazırladık"


Kayseri Şehir Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzman Doktor Abdullah Gür, “Korona virüs, 2019 yılının sonlarında ilk defa Çin'de görülmeye başlandı. 2020 yılının Mart ayında Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edildi. Pandemi ilan edilmeden önce biz hastalıkla ilgili tüm gelişmeleri Sağlık Bakanlığı olarak takip ediyorduk. Küresel salgının ilerleyeceğini anladığımız andan itibaren nelerle karşılaşabiliriz, bu konuda neler yapabiliriz diye çalışmalarımızı yaptık ve tedbirlerimizi almak için planlar yaptık. Nasıl bir hasta potansiyeli ile karşılaşacağımız, kaç hasta ile karşılaşacağımızı bilmiyorduk. A normal bir hasta sayısı ile karşılaşacağımızı görebiliyorduk. Buna yönelik olarak öncelikle hastanemizde çalışmalar yaptık. Hastanemizde fiziki çalışmalar yaptık. Hastanemizde hem salgından dolayı gelen hastalarımızı karşılayacağız hem de salgın dışında gelen hastalarımıza hizmetlerini verecektik. Dolayısıyla bu iki hasta grubunu birbirine karıştırmamak için çalışmalar yaptık. Tıbbi malzeme konusundaki eksikliklerimizi gözden geçirdik. Pandemi sürecinde gerekli olabilecek tüm tıbbi ekipmanlarımızı da hazırladık” ifadelerini kullandı.

 

"Çalışanlarımızın psikolojisini pandemiye hazırladık"

Gür, "Burada en önemli şeylerden bir tanesi de personel istihdamıydı. Bunun üzerine planlamalarımızı yaptık. Bu konuda personelin psikolojisinin pandemi sürecine hazırlanması da önemli bir konuydu. Bu konuyla ilgili de çalışmalarımız oldu. Çünkü hiçbirimiz bunu daha önce yaşamamıştık ve neyle karşılaşacağımızı bilmiyorduk. Bu çok önemli bir planlama oldu. Sonrasında da olursa hastanemizdeki yatak sayısı yetmezse hastanemizdeki yatak sayısını nasıl artırabiliriz, yeni yataklı tedavi alanları nasıl oluşturabiliriz, gereğinde yeni yoğun bakımlar nasıl oluşturabiliriz diye çalışmalar yaptık. Bizim hastanemiz bin 603 yataklı şehir hastanesidir. Biz bunu 2 bin 500-3 bin rakamlarına nasıl çıkartabiliriz diye çalışmalar yaptık. Pandemi sürecine bu şekilde bir ön hazırlık ile girdik. Daha sonrasında da pandemi hastalarımız hastanemize gelmeye başladılar. Hastalarımız gelmeye başladıktan sonra belli bir süreye kadar yoğunluk arttı. Bu süreçte 2 tane dalga yaşadık. Birinci dalgada yer ve hasta sayısı konusunda ikinci dalgaya göre daha avantajlıydık. Yaz döneminin sonuna doğru yaşadığımız ikinci dalgada gerçekten çok yoğun bir hasta kitlesi vardı. Bu süreci Kayseri Şehir Hastanesi olarak şehri hastanesi olmanın verdiği avantajları ile aştık. Şunu gururla söyleyebilirim; biz Kayseri Şehir Hastanesi olarak yatak sayımızı ilk etapta bin 950'ye kadar artırdık. Burada 2 bin 600 yatak sayısına kadar bir planımız daha vardı. Gerekirse bunu da açabilecektik. Yoğun bakım sayıları konusunda 180 olan erişkin yatak sayımızı ilk etapta 280'e çıkardık. Hiçbir hastamızı dışarda bırakmadık. Gayemizde halkımızın ihtiyaç duyduğu bütün sağlık hizmetini eksiksiz verebilmekti, kimseyi mağdur etmemekti. Bu konuda çevre illerimize de çok yardımcı olduk. Onlara da destek olduk. Kayseri Şehir Hastanesi olarak yaklaşık 250 binin üzerinde test çalışmamız oldu. Laboratuvar konusunda da başarılı bir süreci yönettiğimizi düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

200 bin kişi başvuru yaptı

Kayseri Şehir Hastanesi'ne korona virüsle alakalı olarak 200 bin civarında kişinin başvurduğunu kaydeden Abdullah Gür, “1 yıllık süreçte hastanemize 200 bin civarında başvuru oldu. Bunlardan 130 binini ayakta tedavi ile gönderdik. 36 bin civarında hastayı yataklı tedavi ile tedavi ederek gönderdik. 6 bin civarında hastamızda yoğun bakımlarda tedavi edip sonrasında eve gönderdik. Böyle bir süreçte bu kadar hastaya sabit bir personel ile nasıl hizmet verilebilir. Burada sağlık çalışanlarımızın hakkını ödeyemeyiz. Çok fazla çalıştılar ve gereğinde evlerine gitmediler. 5 hastaya bakan arkadaşımız 10 hastaya bakmaya başladı. Ayda 5 nöbet tutan arkadaşımız 10 nöbet tutmaya başladı. Herkes büyük bir fedakarlık ile bu süreci götürdü” şeklinde konuştu.

 

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!